Eski aşka ağlamayın

Ağustos 15, 2009 · Haberler · yorum 

Eski aşkınız için üzülüp gözyaşı dökeceğinize, ilerideki mutlu günlerinizin temelini atın.

Uzun süren bir ilişkinin ardından yalnız kaldınız ve kendinizi yeni bir ilişki için yorgun hissediyorsunuz. Haklısınız; yeni birini bulmak, tanımak çaba gerektirecek ama bu süreç eğlenceli de olabilir. Flört etme yeteneğinizi kaybetmiş olmazsınız. Nasıl mı? Önerilerimize bir göz atın, onları kendinize uyarlayın ve harekete geçin.

yazının devamını okuyun

Nasıl bir aşıksınız

Ağustos 15, 2009 · Kadınca · yorum 

Şüphesiz ki aşk en yüce duygu. Ama aşkın ve aşığın da çeşitleri var. Peki siz nasıl bir aşıksınız?
ANTRENÖR: Geleceğinizin güvende olmasını mı istiyorsunuz? Çevrenizdeki insanların sizinle aynı düzeyde olmasını mı istiyorsunuz? Bu durumda siz ilişkinizi ‘bir takım’ olarak görüyorsunuz. Aşka aslında çok da inanmıyorsunuz. Aşkı ve ilişkiyi çıkarların uyumu olarak niteliyorsunuz. Sevgilinize sürekli taktikler veriyorsunuz. Gerektiğinde iş değiştirmesi için baskı yapıyorsunuz. Ama onu biraz rahat bırakmalı ve siz de rahatlamalısınız.

SAHİPLENEN: Onu kıskanıyor musunuz? Sürekli sevgisini kanıtlamasını mı istiyorsunuz? Sık sık onsuz bir hayatın nasıl olacağını düşünüyor ve onun odak noktası olmak için çabalıyorsunuz. Sorunlar da bu noktada başlıyor. Onun sizsiz bir şeyler yapması sorun oluyor. Onun adına yaşamaktan, iki vücutta tek ruh olmaktan vazgeçmeniz gerekiyor.

yazının devamını okuyun

Kadının kilosu partneriyle ilişkili

Ağustos 15, 2009 · Kadınca · yorum 

İngiltere’de yapılan bir araştırma, bir kadının kilo alması ya da kaybetmesinin, büyük oranda partneriyle ilişkisine bağlı olduğunu ortaya koydu.

Bu araştırma kapsamında soru sorulan 3 bin kadından yaklaşık yüzde 70’i, mutluluklarındaki en büyük faktörün ilişkileri olduğu yanıtını verdi. Bu kadınlardan geriye kalanlar da kilo aldıkları takdirde ilişkilerini bitireceklerini belirtti.

yazının devamını okuyun

Bir ilişkide kadın nasıl davranmalı

Ağustos 15, 2009 · Kadınca · 1 yorum 

1, AŞAMA
Bir kız hoşlandığı bir erkekle nasıl flört etmeli?

Öneri: Beğendiğiniz erkeği kapsama alanınız içine almanız lazım. Sizin diğer kızlardan farklı olduğunuzu bir şekilde hissettirmelisiniz. Örneğin çok güzel bir gülüşünüz olabilir. Onu kullanarak erkeği kendi ekseniniz etrafında döndürebilirsiniz. Onun beyninde şimşekler çaktırmak için öylesine sinyaller gönderin ki, gözünü kapattığı zaman gülüşünüzü düşünsün. O flört aşamasında durmadan çocuğun beynini ikaz etmeniz gerekir.

yazının devamını okuyun

Romantik anlar aşkı besler

Ağustos 15, 2009 · Kadınca · yorum 

Mum ışığında baş başa yenilen bir akşam yemeği, söylenen güzel sözler… Tüm bunlar duygusal bir ilişkiyi canlı tutmak için yeterli mi? Medical Park Fatih Hastanesi’nden Klinik Psikolog Sinem Demir, romantik tutumların duygusal ilişkilerdeki yerini anlattı:

* Romantik davranış ve tutumlar, kişiden kişiye değişebilir, farklı kültürlerde farklı anlamlar içerebilir. Ancak zaman içerisinde varlığını sürdürmüş bazı ‘doğru romantik davranışlar’dan söz edilebilir. Kapıdan girerken/çıkarken erkeğin kadına öncelik vermesi, karşılıklı sevgi sözcükleri söylemek, duygusal bir şarkıda dans etmek, mum ışığında yemek yemek gibi… Bu davranışlar, yeni başlayan bir ilişkide ilk izlenimi olumlu yönde etkileyebilir. Ancak bu tür duygusal jestlerin, uzun süreli bir ilişkide duygusal tatmine katkısı, ilişkideki diğer tutumların nasıl olduğuna bağlıdır.

yazının devamını okuyun

Eşiniz Sizi Hala Seviyor mu?

Ağustos 15, 2009 · Kadınca · 1 yorum 

Eşinizin ilk zamanlarda size karşı duyduğu aşk, sevgi, ilgi devam ediyor mu? Duygularını açığa vurmayan bir partneriniz varsa bunu anlamanız zor olabilir.

İşte eşinizin ‘Seni Seviyorum’
demesini sağlayan eğlenceli öneriler ile sizi hala sevdiğini gösteren davranışlar..

yazının devamını okuyun

Mutlu Evlilik İçin Öneriler

Ağustos 15, 2009 · Kadınca · yorum 

Aşk size sunulan bir hediye değildir. O öğrenilmiş bir çeşit gelenektir. Uzmanlara göre insan, “Mutlu bir evliliğe sahip olmak için doğar, eğitim alır. Kötü alışkanlıklar yerine iyi alışkanlıklar edinmek ister.” Çiftler, birbirilerine yakın olduklarında ve ilk duygularını paylaştıklarında mutluluğun gizli formülünü paylaşmış olurlar. Böylece problemler ortaya çıktığında vazgeçmezler. Siz de iyi bir evliliğe sahip olmanın 5 basit yolunu izlerseniz, yıllarca mutlu yaşayabilirsiniz.

Dinleyin
Herkes dinlenilmeye ve tam olarak anlaşılmaya ihtiyaç duyar. Huzursuzluğunuzu bir kenara bırakmanız ya da tavsiye vermekten daha çok oturup dinlemeniz gerekse bile, eşinizin veya sevgilinizin düşüncelerini, duygularını dinlemeniz gerekir. Bu sırada dışarıdan nasıl göründüğüne bakmanız ya da onun söylediklerini basitçe tekrarlamanız yararlı olabilir. Onu dinlediğinizi bilmesine de izin verin. Konu neyle ilgiliyse örneğin “Çöpleri dışarı götürmediğim için üzügünsün
anlıyorum”, “Bugün ofiste yaşananlar hakkında konuşmak istediğini duydum” gibi yapıcı cümlelerle ona yaklaşın. Bu cümleler onu dikkatle dinlediğinizi gösterir.

yazının devamını okuyun

Ayrıldık!!!

Ağustos 15, 2009 · Kadınca · yorum 

Meraklı arkadaşlar ve aileler… Ayrılmanızdan daha da zor bir durum: Neden ve nasıl sorularını cevaplamak! Bir o kadar da sıkıcı… İşte bu kıskaca girmeden, kimseyi kırmadan söyleyip kurtulma stratejiniz. İNSANLARA NASIL VE NE ZAMAN SÖYLEMELİ İlk birkaç gün insanlara olan biteni anlatmaya pek hevesli olmasanız da şu aralar ya da yakın gelecekte koşullar bunu yapmanızı gerektirecek. Gazetelerde “Terk edildim kalbim kırık” ilanları vermeniz gerekmiyor, ancak insanları yavaş yavaş haberdar etmeniz de önemli. Olan biteni anlatmanın en iyi yolu karşılaşma anında söylemektir (yakın arkadaşlar ve aile üyeleri bunun dışında kalıyor, çünkü onlara daha önce yapmadıysanız bile şimdi telefonla arayıp haber vermeniz gerekir). Önceden birlikte planladığınız davetlerde o sanki şehir dışına çıkmış ya da hastaneye yatmış gibi davranmayın. Şu anda söyleyemeyecekseniz, vazgeçin, ancak bir dahaki sefere ayrıldığınızı açıklayın. İnsanlar size onun nasıl olduğunu sorduklarında ya da bu hafta sonu birlikte neler yapacağınızı merak ettiklerinde, çok üzüleceğinden endişe ettiğiniz biri söz konusu değilse ya da kendinizi koyvereceğinizden korkmuyorsanız gerçekleri anlatın. İnsanların sizi ikide bir arayıp birlikte bir yerlere davet etmelerini ya da sürekli onun ne alemde olduğunu sorup durmalarını ve sizi üzmelerini istemezsiniz. O yüzden ertelemeye ne gerek var? Yalnızca “biz ayrıldık”, diyeceksiniz. Bu kadar basit. Söyledikten sonra kendinizi harika hissedeceğinizi falan sanmayın, ama söylemeniz gerek. Birlikteliğiniz uzun sürdüyse ve birlikte takıldığınız pek çok ortak arkadaşınız varsa işler biraz daha karmaşık olabilir. Ortak arkadaşlarınızı bir miktar ihmal etmenizi ve ilişkiye başladığınız sırada sizin takımınızda olan ve ilişkiden de sizinle birlikte ayrılacak gerçekten size ait dostlara yönelmeniz doğru olacaktır. Tabii ki ilişki sırasında birlikte edindiğiniz ortak dostlarınız arada bir sizi arayacaktır. Onlara da diğerlerine davrandığınız gibi davranın. Ayrılıktan haberleri yoksa ikinizi birlikte bir yerlere ya da bir şeyler yapmaya davet ettiklerinde olan biteni söyleyin. Kendinizi biraz daha güçlü hissedene kadar olayları onlarla uzun uzadıya tartışmaktan kaçının. İNSANLARIN TEPKİLERİNİ NASIL KARŞILAMALI Çoğu insan eski sevgilinizden ayrıldığınızı duyduğunda bunu sakin karşılayacaktır. Genelde üzüldüklerini ve bir an önce kendinizi daha iyi hissetmenizi umduklarını falan söylerler. Çok basmakalıp olsa bile sizi çok yakından tanımıyorlarsa bu uygun bir davranıştır. Buna karşılık insanlar size sık sık neler olduğunu soracaktır. Muhabbeti koyulaştırmadan önce bu konuyu onlarla tartışmanın bir anlamı olup olmadığını kendinize sorun. İyi bir dost olduğunu kanıtlamış bir arkadaş, meslektaş ya da iş arkadaşı söz konusuysa ve içinizden de geliyorsa olan biteni anlatabilirsiniz. Ancak bazı insanlar işin sırf dedikodusundadır ve aşırı meraklı davranırlar. Bu tiplere ruhunuzun derinliklerini açmaktan kaçınmanız daha iyi olacaktır. Ayrıca sefaletle beslenen insan tipinden de kaçının. Bu tipler “drama hastaları” dır. Siz onların umurunda bile olmazsınız. Yalnızca her türlü üzüntünün merkezinde olmak, kendilerini önemli hissetmelerini sağlar. Ayrıca bu insanlar zırt pırt telefon açıp kendinizi nasıl hissettiğinizi sorarlar ya da iş toplantısı gibi tuhaf kaçacak bir ortamda birdenbire ayrılık konusunu açıverirler. Hatta bazen sizi umursuyormuş gibi davranmayı bile beceremezler. Söyleyeceğiniz her şeyi kendi deneyimlerinden dem vurmak için sıçrama tahtası olarak kullanırlar. Pek de tanımadığınız birinin sizin omzunuzda ağlamasına ihtiyaç duyduğunuz bir dönemden geçmiyorsunuz, bunu unutmayın! Bir de öyle tipler vardır ki -siz kim olduklarını biliyorsunuz- haberleri fazla neşeli karşılayıp olup bitenlerden dolayı sizi suçlarlar. Yaşadığınız ayrılıktan bu insanların da haberdar olmasını istemeniz normal, ancak olan biteni ya da hislerinizi onlarla paylaşmak için kendinizi baskı altında hissetmenize hiç gerek yok. Sizi baskı altına almalarına da kesinlikle izin vermeyin. Bu sizin ayrılığınız, istediğinizle konuşursunuz istemediğinizle konuşmazsınız. En yakınlarınız dışında herkese bu konu üzerinde konuşmamayı tercih ettiğinizi söylemeye hakkınız var. En yakın dostlarınız da henüz kendinizi hazır hissetmediğiniz konulara girmeme konusunda size fazlasıyla anlayış göstereceklerdir. Eğer göstermiyorlarsa da “bu anlayışı” göstermelerini rica edin. AİLELER Tanıdığımız kadınlardansanız artık eski sevgilinizin ailesi ile uğraşmak zorunda olmamanız sizi rahatlatmıştır. Bu işler gayet basit. Onun ailesi sizi aramaz ve siz de bir telefon açıp ne biçim bir hödük yetiştirdiklerini söylemek gibi bir fantezi içine girmediğiniz sürece onları aramazsınız. Bununla birlikte, kimi zaman en az eski sevgiliniz kadar -belki ondan da fazla- ailesini de seversiniz. Hatta bazen eski sevgilinizin ailesi sizi eski sevgilinizden daha çok sevmiş de olabilir. Kim bilir? Belki annesi sizi bir köşeye çekmiş ve oğlunun size layık olmadığını söylemiştir. (Ne kadar doğru:)) Sonuç olarak, eski sevgilinizin ailesine yakın olsanız da, onlar sizi harika da bulsa, onlara hiçbir şekilde katlanamıyor da olsanız kesinlikle onun ailesi ile bağlantıyı kesmenizi öneririz. Belki buna tek istisna aile üyelerinden birinin eski sevgilinizle birlikte olmaya başlamadan önce de arkadaşınız olmasıdır. Tabii bir de aileden biriyle de çıkmış olabilirsiniz. Evet! Herhalde düğün/ cenaze, bayram günlerinde onların evinde olmanın nasıl bir duygu olacağını tahmin edebilirsiniz! Siz en iyisi bunu bir görev bilin ve bayramlık rolünüzün haricinde samimi olmayın. Eğer eski sevgilinizin ailesi sizi arıyorsa -sizi destekliyor ve çok nazik davranıyor olsalar bile- onlara nezaketlerinden dolayı minnettar olduğunuzu, onları özleyeceğinizi, ancak kendinizi ve olup biteni kafanızda toparlamak için zamana gereksinim duyduğunuzu, hazır hissettiğinizde onları arayacağınızı söylemeniz daha iyi olacaktır. “Kendinizi hazır hissetmek” derken çoğu zaman hiçbir zaman demek istiyoruz! Her ne kadar sizin tarafınızda da olsalar, aranızı düzeltmek için hazır olduklarını da söyleseler bu kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlamaz. Çok can sıkıcı olsa da; onlar hala onun akrabası, onu seviyorlar ve her zaman onun hayatında olacaklar (bu, onun, beraberken tanıdığınız yakın arkadaşları için de geçerli!). O yüzden bırakın nazikçe kendi yollarına gitsinler ve size de aynı şekilde davranmalarını sağlayın.

Evlenmeli mi Evlenmemeli mi?

Ağustos 15, 2009 · Kadınca · yorum 

Kimileri evlilik için aşkın yeterli olduğunu savunurken, kimileri aslında mutlu evliliklerin sırrının eş ile iyi iletişim içinde olmak olduğunu savunuyor. Aileniz size eş seçmede en önemli olan şeyin sizinle aynı değer yargılarına sahip biriyle evlenmek olduğunu söyleyebilir. Arkadaşlarınız aşkın bütün sorunları gidereceğini söyleyebilir. Bugünlerde herkes evlilik düşünen çiftlere çeşitli tavsiyelerde bulunuyor. Bu tavsiyeler ne tam olarak doğru, ne de tam olarak yanlıştır.

Son 10 yıl içerisinde yapılan araştırmalar, evliliklerinin % 50 sinin ilk 5 yıl içerisinde bittiğini, ilk 1 senede biten evliliklerin ise giderek arttığını gösteriyor. O halde bir evliliğin başarılı olup olmayacağını belirleyen faktörler nelerdir? Hangi çiftler evlenmemelilerdir? Evliliğe hazır olduğunuzu nasıl anlarsınız? Ciddi bir ilişki içindeki çiftler evlilik, ayrılık ya da birlikteliklerini olduğu gibi tutma kararını nasıl almalıdırlar?

yazının devamını okuyun

Sonraki Sayfa »