Sultan Ahmet

sultan ahmet camiİnsan her hafta sonu havuza girip yüzmek yada bir cafede dinlenmek istemez, bazede yaşadadığı kenti yeniden keşfetmek istiyebilir.. Üstelik bu Kenti keşfetmek istiyebilir.. Üstelik Kent İstanbul’sa yeniden yeniden keşfedilecek çok şey var demektir.. Örneğin Sultan Ahmet ve civari yerli ve yabancı turisler için boşuna bir çekim merkezi oluşturmuyor. Yılkardan yılı burada yaşamış olanlar ya da işyeri bu civarda olup da tüm gününü buralarda geçirenler bile her gün bu semte ilişkin yeni bir şeyler öğreniyorlar.

Öyle ki Sirkeci’den başlayıp Aksaray’a kadar sürecek bir gezinti için size bir gün yetmeyecektir. Sultanahmet’e, tarihi Babı Ali Yokuşunu çıkaraj ulaşmayı tercih edebilirsiniz. Şimdi bu yokuşun bitiminde sadece Cumhuriyet gazetesi ve büyük gazetelerin büroları olsada kısa süre öncesine kadar basın buradaydı. Parketaşlı yokuşu çıkarken kitapçılara, döner satan dükkarlar, İran konsolosluğu, Gazeteciler Cemiyeti, Kapalı Çarşı’ya uzanan Nuruosmaniye yolu sizi bambaşka bir dünyaya götürecek. Eğer bugün Kapalıçarşı’ya uğramak istemezseniz Sultanahmet yönüne doğru dönün, geziye buradan başlayın.

Dinlenmek için iyi bir durak

Sultanahmet denilince akla hemen Ayasofya geliyor. Burası Müslümanlar ile Hıristiyanlar arasında belki hep sorun olmuş bir yer. Ayasofya’yı gezdikten sonra bahçesinde bir çay içmeyi ihmal etmeyin. Yüzlerce yıl öncesinden kalma sütunların, heykellerin arasında, değişik kültürlerin havasını soluyun. İmparator İustinianos’un siyasi düzeyde eski Roma İmparatorluğu yeniden bir araya getirmek için inşa ettirdiği Ayasofy, kısa bir süre sonra depremlerden çöktü. Daha sonra bina tekrar destelerele inşa esildi. 916 yıl Patriklik kilisesi olarak kullanılan Ayasofya 1453 yılında fetihden sonra camiye çevirildi.

İbrahim Paşa’nın evini mutlaka görün

Hipodromla Adliye sarayı arasında kalan blokta bulunan İbrahim Paşa Sarayı, Sultanahmet’te bir hafta sonu için ideal yerlerden biri. Şimdi İslam Eseri Müzesi olarak restore edilen bu sarayda görülecek çok şey var. Eski Türk yaşamı, otaşlardan örnekler eski Türk evlerinin içleri, kadınların ev erkeklerin giyimlerinin nasıl oldugu bu gezi boyunca iznebiliyor. Bizan’ın 100bin kişilik dev Hipodrom meydanında bulunan Dikilitaşda görülmesi gereken yerlerden biri. Mısır imparatoru Thedosius tarafından getirilen taş Dikilitaş adıyla anılıyor.

Sarnıçların en büyüğü

6.yyüzyılda yapılan Bazilika Sarnıcı yeni düzenlemesiyle gerçekten ilgi çekici. Klasik Müzik eşliğinde girdiginiz sarnıç attığınız adımların sesleri bile büyülüyor. Tavandan damlayan suların seslerine karışan ışık gölge oyunları sizi diplere doğru çekiyor. Restore edilmeyen evvel tamamı sularla kaplı olan sarnıç şimdi hazırlanan beton yollar sayeside bütünüyle gezilebiliyor..

Soğuk çeşme Sokağı

Caferağa Medresesi’nden çıktıktan sonra biraz daha yukarı yürürseniz Topkapı Sarayı’nın bahçe duvarına dayalı evler göreceksiniz. Bir sokak boyunca sıralanan bu evler Türkiye Turing Kurmu tarafından estore edildi ve pansiyon, motel olarak hizmete sokuldu. Orjinal yapısı korunarak restore edilen bu sokağın bir örneği daha bulunmadığı için gezilmesi zevkli olacaktır. Ayrıcı sokağın başlangıcında bulunan lokanta olarak restore edilen sarnıç ve sokaktaki İstanbul Kitaplığıda İlginç mekânlardan.

Soğukçeşme Sokağı’ndaki pansiyon ve motellere ulaşmak için Tel: 0212 513 36 60-70

Yeşil Ev Tel: 0212 517 67 86-96

Merhabalar bu yazı 28 Haziran , 2008 tarihinde Fatih tarafından Gezi Tatil Rehberi kategorisine yayımlanmıştır. Yazı etiketleri: , , , , , , ,

yorum yazın